“Nasıl olsa bu dişler değişecek. Çürümeleri- çekilmeleri problem değil, yani
tedavi edilmelerine gerek yok, değil mi? “ sorusuna çok muhatap oluruz biz diş
hekimleri. . . Hatalı bir ön karar vardır bu soruda; zira 6 ay ila 2,5–3 yaş
arasında sürmesi tamamlanan ve “süt dişleri” olarak adlandırılan bu dişlerin
bazısı 7 yaş, bazısı ise 11 yaşa kadar ağızda sağlıklı olarak kalmalıdır. Bu
zaman aralığında dişin kendi vaktinden önce düşmesi, çekilmesi özellikle
ortodontik problemlere yol açacaktır. Daima dişler için rehber olan bu dişler
kaybolduğunda, hatta çürük nedeniyle komşu dişle teması kaybolduğunda bile,
daima dişler açısından yer darlığı ve çapraşıklık problemi ortaya çıkmaktadır.
Süt dişleri 1–2 mm boşluklarla sıralanır; bu durum normaldir, daima dişlerin
düzgün sürmesi açısından da gereklidir. Ön daima dişler sürerken oluşan farklı
pozisyonlaşmalar anne-babaları çok çabuk telaşlandırır. Bu “önemseme” bilinci
çok güzeldir, ama ortodontik tedavi çoğunlukla süt dişleri değişince
planlanmaktadır. İlk daimi diş 6 yaş civarında çıkan azı dişidir, takiben 7–8
yaş gibi kesicilerle başlayan ve 13 yaşa kadar devam eden bir karma dişlenme
dönemi vardır. 6 yaşında çıkan ilk daimi azı dişini pek çok ebeveynler, süt dişi
olarak düşünüp çürüklerini önemsemezler ve yerine yenisi gelecek olarak
düşünürler. Dolaysıyla bu dişlerin sürmesinden hemen sonra bir uzman muayenesi
şarttır, koruyucu tedavilerin en iyi planlanacağı dönemdir.
Ağız-diş sağlığı açısından daha küçük bebeklikte bile, bir oyun gibi
fırçalama mutlaka başlatılmalı, tüm süt dişleri sürdüğünde yani 2,5–3 yaşta ise
mutlaka yapılmalıdır. Yaşları küçük olduğundan, dişlerini fırçalarken,
ulaşmaları gereken pek çok yere ulaşamadıkları için özellikle gece yatmadan önce
çocuk dişlerini fırçaladıktan sonra, bir kez de anne-baba küçüğün dişlerini
etraflıca fırçalamalıdır. Çocuklara özel diş fırçası ve diş macunu
kullandırılmalıdır. Elektrikli pilli diş fırçaları tercih edilebilir. Çocukları,
macunu yutmamaları hususunda uyarmak gerekir, zaten ilk başlarken belki bir
macunsuz fırçalatılabilir.
Yemek düzeniyle alakalı olarak da ara
öğünlerde karbonhidratlı yiyeceklerden sakınmak uygun olacaktır. Pasta, kek,
dondurma gibi şeyler mümkünse yemekten sonra verilmeli, hemen dişler
fırçalatılmalıdır. Fırçalama şansının olmadığı mekânlarda çok fazla bol su ile
gargara yapılması çocuğa öğretilmelidir. Okullarda fırçalama için gereken
şartlar mutlaka oluşturulmalıdır.
Diğer bir önemli nokta; çocuğun diş hekimi ile mümkün olan en erken yaşta,
“ama mutlaka ağrısız” olarak tanışması ve ortama ısınmasıdır. Yüzeysel bir
polisaj (profesyonel fırçalama gibi düşünülebilir) ve anestezi gerektirmeyen
fissür örtücü tedavileri, tanışma için en uygun olan tedavilerdir. Fissür
örtücü; çürük önleyici dolgu olarak da bilinir ve çocuğun özellikle daima azı
dişlerinin çukurcuklarının minimal temizlenip kapatılması ve bu bölgelerden
çürümesinin önlenmesini sağlar. Yılda 2 kez yapılacak rutin muayenelere, kısa
sürede ve kolayca yapılabilen florama eklenirse koruyucu davranmış
oluruz.
Yine çocukların tedavi için aşırı zorlanmaları, elinin-kolunun tutulması gibi
unutamayacakları kötü anılarına sahip olmamalarına gerekir. Çocuğun yaşı çok
küçük ve /veya çok sayıda problemi varsa sedasyonla tedavi pedodontisi
tarafından uygulanmalı, işlem tam teşekküllü bir hastanede ve anestezi doktoru
refakatinde